boardrider contact ana sayfa
haberler
Kullanıcı Adı Şifre | Üye Kaydı | Şifremi Unuttum |
Haber Bülteni
Ufuk Sönmez
Rüzgar eken, fırtına biçer
Baştan söyleyeyim, biraz fantastik gelebilir yazdıklarım ama bir düşünün isterim. Malum, küresel ısınma konusuyla ilgili...

Küresel ısınma… Küresel ısınmaaaaaaaaaaaa… küresel ısınma diyorum duymuyor musunuz… Tabii artık küresel ısınma deyince oturup bir daha düşünmüyoruz. Kulağımız o kadar alıştı ki bu terime. Hatta gözümüz bile alıştı. Haberlerde bu konuyla ilgili bir bölüm olduğunda, hep kalabalık şehirlerin kilitlenmiş trafikleri görülüyor önce, sonra araçların eksozlarına zum yapılıyor bide tüten fabrika bacaları ve hemen ardından kutuplardaki buzların eriyerek büyük parçalar halinde kopup denize düşüşü geliyor ekrana. Belki duyarlılığımızı artırsın diye çekilmiş zavallı aç bir kutup ayısını da perişan haliyle izliyoruz kısa bir süre.

Peki, ne oluyor sevgili dostlar. Ne yapabildik bu konuyla ilgili. Ben söyleyeyim mi? Hiç bir şey. Zaten kişisel olarak yapabileceklerimiz sınırlı. Hadi biz yaptık elimizden geleni, büyük devletler bu işe girmedikten sonra bir şey çözülmeyecek diye ilkokul çocukları bile konuşuyor kendi aralarında. Hadi bazıları tamam dedi, bu sefer Çin ben bir şey yapmam, bugüne kadar siz ısıttınız birazda biz ısıtalım diyor. Bu kez dünyanın bir yanı soğurken bir yanı sıcak mı kalacak, ne olacak?

Neyse, işte bu konularla ilgili bir dünya şey var hepimizin kafasında. Bu yaz büyük kentlerde su sıkıntısı yaşanınca herkes bir irkildi. Durum ilk kez içimize kadar girmişti çünkü hissettik. Sonuçlardan kaçmak mümkün değil. Tehlikenin yolda olduğundan haberimiz var ama sırtımızı dönüp görememeye çalışıyoruz. Yapacak bir şey yok. Biz duyarlılığımızı göstererek elimizden geleni yaparız eminim. Dünya bize verdiği tehlikeli sinyalleri kesip de küresel ısınmanın kaçınılmaz etkileriyle bizi baş başa bırakana, bir kargaşa ortamı oluşana kadar. İş işten geçtikten sonra herkes bir şeyler yapacak. Ben mi Sevgili dostlar; ben sörf yapacağım… Nasıl mı?

Bilim adamları küresel ısınma sürecinin bu hızla devam etmesi durumunda, önümüzdeki 15-20 yıl içinde sürekli fırtınalar olabileceği uyarısında bulunuyorlar. Değişen okyanus suyu sıcaklıkları, akıntıların yönlerini, hızını ve dengesini bozarak dünyanın bugünkü hava koşullarını ve iklimlerini değişikliklere uğratacak. Bu hava olayları milyonlarca yılda oluşmuş bir iklim dengesini bozmuş olacak. Milyonlarca yılda oluşan bu dengeler çok kısa süre içinde, saptanması ve önceden kestirilmesi zor, yıkıcı hava olaylarıyla baş başa kalmamızı sağlayacak. İster inanın ister inanmayın. Bende çok inanmıyorum ama olursa ne yapacağımı biliyorum…

Sevgili dostlar sürekli fırtınalardan bahsediyorlar. Yani 20 gün, 30 gün boyunca hava 9 -10 şiddetinde esecek. Gülsem mi, ağlasam mı anlamadım ki. İyimi, kötümü kim karar verecek. Şimdi bana sorsanız iyi ama dünya ne yapacak. Peki, diyelim ki bütün bu kıyamet senaryoları gerçekleşti. Düşünsenize, bir kaos ortamı, borsalar bütün dünyada çöküşe geçiyor. Hava muhalefetinden dolayı ulaşım hava ve denizden yapılamıyor. Dünyanın lojistik ağı çöküyor. Birçok sektör bitiyor, buna bağlı olarak diğer birçok yan sektör de çöküyor. Fırtınalar iletişim imkânlarını çok kısıtlıyor. Hatta bazı bölgelerle artık hiç bağlantı kurulamıyor. Enerji sorunları baş gösteriyor sanayi ve üretimler duruyor. Kudurmuş fırtınalar artık yeryüzünü tarım yapılamaz hale getiriyor. Yiyecek ve barınma için kavgalar savaşlar baş gösteriyor. Kimi yerlerde kuraklık, kimi yerlerde seller dünyayı yavaş yavaş insanoğlunun yaşam alanı olmaktan çıkartıyor…

Diyelim ki bütün bunlar oldu. Geri dönüşü olmayan şeyler yaşanıyor. Artık ne bir ülkenin nede başka bir gücün bu süreci durdurmak için yapabilecek bir şeyi var. Peki, ne yapacağız dostlar soruyorum size. Ben söyleyeyim. Bu hadiseler başlamadan önce paramın çoğunu 2,5 ile 4,8 yelkenlere ve 60-70 lt bordlara harcayacağım. Yani 100 tane küçük yelkenim ve 50 tane küçük bordum olacak. Niye mi bu kadar çok? Sektör çökeceği için üretim yapılamayacak bir daha da ondan. Geri kalan paramla yiyecek depolayacağım, ekmek yapabileyim yeter. Düşünsenize, Dünya büyük bir kaos yaşarken, ben yelkenimi trim ediyor olacağım. Yapabilecek daha iyi bir şey var mı dostlar, soruyorum var mı? Yanlış yönetilen bu dünyanın geldiği durum karşısında, ben ne yapayım. Büyük ve güçlü ülkeler dünyayı sömürüp bu hale getirdikten sonra, ben ne yapayım. Umarım büyük kaos da bana katılırsınız. Şamandıra atar kapışırız kendi aramızda. Yelkenimi ödünç istemeyin devamı yok, kendime yetecek kadar aldım, 100 tane.

Sörf bilmeyenler biran önce öğrenin. İyi bilenler daha da ilerletin. Dünyada bir süre sonra rüzgâr sörfünden başka yapabilecek daha iyi bir şey olmayacak. Yeryüzüne verdiğimiz zararın hep birlikte keyfini çıkarıyor olacağız. Belki dünyayı bu hale getirdiğimiz için utanarak yapacağız ama yinede yapabilecek en iyi şeyi yapıyor olacağız. Bize kucak açışını göğsüne hançer saplayarak karşılık verdiğimiz tabiat ana, biz ölene kadar yine bize şefkat gösterecektir. Hüzünleneceğiz bazen belki, ama koca kuyruklu şirin bir tilki gelip kucağımıza oturduğunda daha iyi anlayacağız tabiat ananın ne demek istediğini…

Rüzgâr sizinle olsun


Bu Yazı 1273 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Dikkat Çok Kalabalık
Baş Belası Ayaklıklar
İlginç İstatistikler
Rüzgar eken, fırtına biçer
Sörf Falınız


Boardrider Ekstrem Sporlar
Copyright © 2006-2009


massibu tasarım atölyesi
alarm sistemleri